Profesyonel Rehberlik
güçlü idealleri olan eşsiz bir teşkilattır. İş felsefemizi saygın kılan
yalnızca mesleki tecrübelerimiz değil aynı zamanda
birçok köklü kaynaktan beslenen nitelikli düşüncelerimiz
de önemli dayanak noktamızdır.. İlkelerimizi bir yaşama tarzı dönüştürerek
tüm meslek yaşantımızda kalitemizi farkedilir kıldık. Meslek
prensiplerimizi tam 12 yıldır sadık kalarak yaptığımız her işimize
uygulamaya çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Her büyük marka gibi bizlerde
ahlaklı davranmayı ve sözümüzü sonuna kadar tutmayı kriter
edindik.Başkalarıyla yarışmak gibi bir amacımız hiç olmadı ;çünkü hep
yarışları başlatan biz olduk.Diğer oluşumlardan farklı olarak
bizler kendi realitemizden yola çıkarak önce iç dinamiklerimizi
geliştirmeyi hedefledik daha sonra ise sahip olduğumuz kıymetleri sosyal
çevremize aktarmaya çalıştık.Bu davranışıyla teşkilatımız gerçek anlamda
"Toplumcudur".Sonuç olarak, kaliteli bir standart oluştururken
diğer taraftan da başkaların da sahip olmak isteyeceği yüksek bir değer ortaya
çıkardık. Kısacası Profesyonel Rehberlik geçmişten
bugüne kalıplar içine sıkışan düşünsel sınırları genişletmeye çalışır ve
sürekli yaşam koşullarının iyileştirilmesi için mücadele eder.
Profesyonel Rehberlik,
yalnızca bir marka olarak değil bir tür yaşama biçimi olarak da ayrıcalıklı ve
elit bir standartı simgelmektedir;
Aslında markalara karşıdır;
Fakat kendisi eşsiz bir markadır. Bu yüzden müzik
seçiminden, giyim kuşamına kadar özgün kreasyonlarla kendini tamamlayarak
,bulunduğu ortamlarda fark yaratır.Gereksiz ayrıntı ve polemiklere saplanıp
kalmaz, moda olarak kabuledilegelen klişeleri tabu olarak niteler ve kişioğlunu
kurtarmak için sosyal giyitlerinden vazgeçilmesini teklif eder. Böylece
insanoğlu özbiçimsel varoluşu içindeki çıplaklığından
veyalınlığından utanmamayı öğrencektir.Aksini idda etmek onun için düpedüz
sayrılıktır.
Bu yönüyle
hem bencil hem de toplumseverdir.Karşıduruş davranışlarıyla
sergilediği Dikbaşlı tutumunun altında insancıl bir özadanış
gizlidir.Algılayışı sağlıklı, sezgileri ise güçlüdür.Bu kişioğlunun ruhsal
evrimine ve tinsel sağaltımıyla geldiği noktaya yapılan bir atıftır.İnsanlar
ancak böylesi bir özadanışla türünü yaşatabilecek ve gerçek anlamda birinci
sınıf bir hayat sürmeyi başaracaktır; Ancak bunları yapmanın tek
yolu kesinlikle mücadele etmektir...Onu soyut bir kavram olarak
değil de daha çok bir insan olarak ele aldığımızda huyunu gün geçtikce daha iyi
anlarız: Kesinlikle tanımlanmaktan hoşlanmaz, onun yaşam tarzı özgürce
olmalıdır.!Basmakalıp insansı dogmaları dinlemez, çünkü tanımlar basit
kavrayışlıların ve dar kalıplıların formatıdır, oysa o sürekli bir devinim ve
gelişim içinde yetişmektedir.O yenidengelişi sever bu yüzden içinde
gizlediği korkuları yoktur, bilirki başıçekmek sadece cesurlara göredir.Bu
yüzden sürünün de öncüsüdür tıpkı toplumun öncüsü olduğu gibi.Ama onun bütün
işi yol göstermek değildir.Söylevlerinde iddalıdır ve geri adım atmak nedir
bilmez.
Bilirki geriye dönmek artık onun için intihar demektir.
Yalnızca klişe ve
basmakalıba değil önyargısal varsayımlarında kritiğinde o vardır , söylemleri
çelişkisel totolojileri,önermelerin ana teması haline getirir ve yeni bir
mantıksal fonksiyon ikilemi kurarak bilinmezleri sıradan
bir klişe olmaktan kurtarak onu çoktan seçmeli biçem ve imgelemlere
dönüştürür.
Bu yüksek hizmet
kalitesi; Teşkilatımızda görev yapanların nerdeyse
tamamının bugün hala sektörde ve yollarda olmasını sağlayan sonsuz gayret
ve mücadelemizin bir ödülüdür.
Başarılarımızı bir Doktirin olarak ele alırsanız temelinde bir çok sözü geçer turizimci usta tarafından dizayn edildiğini farkedeceksiniz.
Başarılarımızı bir Doktirin olarak ele alırsanız temelinde bir çok sözü geçer turizimci usta tarafından dizayn edildiğini farkedeceksiniz.
Bu konseptte ele
alındığında örgüt kurgumuzu herhangi bir
logo sınıfına sokmak zordur; Çünkü" Profesyonel
Rehberlik özgün ve evrensel tasarımıyla kendi öyküsünü anlatır.” “Bunca yıl bizden, Profesyonel
Rehberliğin gerçekten kaliteli bir marka olduğunu gösteren etkileyici bir
tasarım oluşturmamız isteniyordu. Biz de meslek yaşantımız boyunca, bize
dikte edilen fikirlere ve klişeleşmiş normlara karşıduruşu simgeleyen yeni
bir kurgu geliştirdik.Öyle ki insanların birazcık durup da kendilerine
alışageldikleri yaşama tarzlarını birkez olsun sorgulamaları
gerektiğine vurgu yapan, felsefi ve idealist yapısıyla sıradışı
olarak nitelenebilir . Ancak böylelikle bize dikte edilenlere karşı kendi
doğal normlarımızı seçmek ve oluşturmak özgürlüğüne sahip olabileceğimiz
düşüncesinden yola çıktık ve bu amaçla eliptik biçimlemelerle hayatın
normlarının getirdiği kısır döngü, kıvrımlı kuyruk kullanılarak açıklanmaya
çalışılırken, hayatla ilgili aldığımız kararlar ve hayatın akışına gönderme
yaptık.
LOGO VE MİTOS:
Logo örgüt
karakterini anlatmaya yarayan birçok Kalıplaşmış klişeye
başkaldırır ve zorla dayatılmak istenen otoritelere karşı duruşu simgeler,
popülist söylemlere fırsat vermez, ezberlenmiş ve tekrar edegelen döngüleri
kınar.Tıpkı Sisyphos gibi gözleri
zirvededir ve sırtındaki yükü çekmekten yüksünmez. Bu mitolojik olgudaki Logomuzdaki olimpik dairelerle; yeni yaşam
oluşumlarını simgeleyen tinsel helezonları ön plana çıkartarak konuya atıfta
bulunmak istedik.Bu sonsuz çizgiler ironik olarak bitişin başlangıçtaki
kişioğlunun ilk halini,kişinin kendisine dönüşümünü ve sonundada benliğini
keşfetmesiyle açıklanacaktır.İronikolarak kişioğlu bu serüveninde aslında içsel
bir yolculuğa çıkmıştır, vekendisini bulmadan da rahat etmeyecektir.Art imgede
yeralan dikey ve düşey çizgilerse korkuları yenmişliğin utkusunu vurgular, yeni
çözümlemelerle insanı fikirsel ülküleriyle tanıştırarakkişiye kendi özüne
dönmenin ilhamını vermektedir, insana verilmiş yaşama dinamiklerinin köklerini
keşfetmeye çağırır, bu üst insanla insansıların kesin ayırtlarında gizli
kalabilen bir derinlik algısı oluşturur.Tam anlamıyla içselbir diyalektiğin
şifreleriyle yazılımı oluşturulurken yetenek ve dehanın sıradışı pekini bu
teoremi zamanla geliştirmeyi başarabilmiştir.”
İnsanın uyanışını
dilegetiren pek çok diyalektik çağrı ve uzamlar dışbükey yaylarla ifade
edilmiştir; bu aynı zamanda kişioğlunun uyanışını da anlatmaya yarar.
Zaman-Uzay fikriyle içselleşerek kişioğlunu efendilerine direnmeye davet eder,
fakat her mücadele kişioğlunu yıpratır ve yoksunlaştır.Yoksullaşan bireyler
böylece yükünü özadanışla kaybederken avcunda kendisinden geriye sadece
özlüğü vardır,bu yönüyle kurgulanmış dikey ve düşey uzamlar profilin devrimci
özelliğini vurgulamaktadır.Kişi olarak eril bir karakteri simgelemktedir fakat
diğerkamlık sözkonusu olduğunda anaç bir tutum da gözümüzden kaçmaz.Hayata
karşı duruşu metin ve vakurdur, düşünceleri net ve kendinden emindir.Her
nekadar erkek sezgileri olsa bile kadın ruhunu kavrayabilir.Sonsuzluktan
içbükey döngülerle kişioğlunun libidosundan bilinçaltı eksenine kayaran
duyusalçakralara akan yaşam enerjisi eskilogo ile reklam tasarımlarımız
yeniden ve farklı web dizaynlarıyla kullanılarak geliştirdiğimiz bu seyahat
markasının yepyeni, modern ve güçlü bir kimliğe dönüşmesi, kanaat önderi ve
seyahatsever turistin özdeşleşebileceği,yepyeni bir kimlikle tanıştırmak
istiyoruz sizi! O yüzden bildiğiniz bütün kişisel gelişim kitaplarını ve yoga
tekniklerini unutun.Sadece bize kulak verin...
Size bunu gezerek yapmanın iyi
bir yolu olduğunu söyleyeceğiz.Duymak için peşimize takılmanız yeterli.
Logomuzdaki Oval
formların keskin, kıvrak ve yumuşak dokusuyla ortaya çıkan canlı
renkler, sıcak dinamiklerle birleşiminden farklı düşünme tarzlarını
çağrıştırması planlanmıştır.OVO adını, Latincede terimsel olarak yumurta
manasına gelirken; “Yeni Yaşam Oluşumları” düşüncesine atıfta
bulunur; Ancak bu oval oluşum genital bir formdan çok kozmik bir derinlik çemberi
çizerek aslında tinsel bir koza yapılanışını önplana çıkartır, bu koza
örüldükçe kişioğlu da aslında gerçek kimliğine ve varoluşuna
yaklaşacaktır; fakat özdeksel oluşum realitesi mutlaka sufice bir yanışla
peerdeyi kapatmalıdır; çünkü başka bir şekilde iz sürüldüğünde
ayakizlerinin takip ettiği küller kavranılmaz olacaktır.
Tasarımımızın felsefik
dokusunu hazırlarken birçok öğretiden ilham aldık ancak bunlardan bizi ençok
etkileyen ON AKIL Teoremiydi.Evrensel bir uzlaşı diyalektiği olan bu felsefi
öğretide birçok söylemin özgürce kaynaştığını görürüz;
Kofiçyüsten Paganizme, İsavilikten Museviliğe, Sufilikten ve Bektaşiliğe kadar pek çok inanın alaşımıdır.
Kofiçyüsten Paganizme, İsavilikten Museviliğe, Sufilikten ve Bektaşiliğe kadar pek çok inanın alaşımıdır.
Bu ruhsal karışımın kalbinde yine insan vardır; ancak her şeyden önce bu insanın cevaplaması gereken birtakım sorular vardır karşısında! Kuşkusuzki kişioğlu yaşamı boyunca birçok çelişkilerle karşılaşır ve birşekilde türü içindeki sınıfı ,işi ve yaşama tarzıyla tanıştırılır; ancak toplumun kişioğlu için tasarladığı bu sınıf bazen herkesi memmun etmez.İşte daha çok bu sebepten kişioğlu olmak istediği yerin sık sık hayalini kurar, sonrada birgün cesaretini toplayıp yola çıkmaya kararverir.Kişi ne yaparsa yapsın önce kendinden başlamalıdır.yolda sahte benlerle tanışarak bazen cesaretini kaybederek onlarla kalmaya ikna olacak, bazende sonuna kadar gitmeye karar verecektir. Kişioğlunun önünde yaşamı boyunca çeşitli fırsatlar olacaktır:
Ya sıradanlığı seçip rutine boyun eğecek, oyunu yanlızca toplumun kurallarına göre oynadıkca mutlu olmayı kabulenecektir ya da yolun diğer tarafını düşünecektir.Ama yolun ötesi karanlıktır, kahinlerve kanunyazıcılar çoktan geridönmesini söylemişlerdir bile. O ise zirve ve koyaklardan seğirterek devam etme kararı alır, o esnada biliciler ona bu yolculuğun anlamını sorarlar, anlamsızbir mücadele olduğunu ve yenilgiyi kabul edip geri dönmesini isterler, kişioğlu ya bu çağrıya uyarak geridönecektir yada devam edip uçuruma kadar
yürümeyi başaracaktır.İşte gerçek ironi uçuruma kadar gelebilen insanın şimdi
ne merak etmesiyle başlayacaktır, çünkü geriye dönmek de enaz aşağı atlamak
kadar intihardır onun lügatında .
Ya kendisini bu kısırdöngüden çıkarabilecekbir kurtuluş yolu bulacak ya da …
Kişioğlu hayatın yaşamaya değip
değmediğini anlamak için bu savaşı birşekilde kazanmak zorundadır,
yoksa misyon çökcektir..Çünkü bu sürünün de misyonudur ve gerisinde zinciri
kopmuş bir insan enkazı brakacaktır.Bunun adı kısaca İnsanlığın Düşüşüdür…”
Hikayemiz Devam edecek..(Yazımız profesyonel turist Rehberi Cengiz ÖZTÜRK
tarafından hazırlanmıştır.bkz.http://www.profesyonelrehberlik.com/?Syf=26&Syz=409476&/Turist-Rehberi-Cengiz-%C3%96zt%C3%BCrk)